IVF – in vitro fertilizasyon nedir?

Categories Erkek Sağlığı, Kadın SağlığıPosted on
in vitro fertilizasyon nedir

Yumurta ve spermin laboratuvar ortamında bir tüp içinde bir araya getirilerek in vitro fertilizasyonun (ya da diğer adı olan ıvf kendiliğinden döllenmesinin beklendiği konvelsiyonel yöntemdir.

IVF – in vitro fertilizasyon nedir?

Stimülasyon siklusundan elde edilen yumurtalar farklı evrelerde olurlar. Bu yumurtalar embriyolog tarafından mikroskop altında gelişmiş ve gelişmemiş olarak değerlendirilirler. Gelişmiş bir oositin etrafından gevşek bir cumulus oophorus bulunurken henüz gelişmemiş olan bir oositin etrafında kompakt  bir kümülüs vardır. Gelişmiş oositler birinci mayoz bölünmeyi tamamlamış ve 1.polar cisimciği atmışlardır.

Yeni ejaküle olmuş bir spermin oositin in-vitro fertilizasyonu sağlayamaz. Ejakülattaki spermin ortamdaki debristen arındırılmış ve kaliteli sperm popülasyonunun seçilmiş olması gerekir. İn-vitro fertilizasyonu (ıvf) için bir ön koşul olan kapasitasyon işlemi de spermin bir kültür ortamında kısa süre inbübasyonuyla sağlanabilir. İn-vitro fertilizasyon(ıvf) tekniğinde, oosit başına 10.000 ila 50.000 civarındaki hareketli spermin doğal yoldan fertilize etmesi beklenir.

Ancak bazı durumlarda in-vitro fertilizasyonu(ıvf) sağlamak için oosit ile spermi aynı ortama koymak yeterli olmayabilir ve şiddetli erkek faktörü nedeniyle olan infertilitede yeterli sayıda sperm bulunmayabilir. Bu durumda intrasitoplazmik sperm injeksiyonu ile fertilizasyon sağlanır.

Çiftler bir in vitro fertilizasyonuna(ıvf) programına katılmak üzere genel kıstasları karşıladıktan sonra bu işleme yatkınlıklarını saptamak üzere daha ayrıntılı taranmaları gerekmektedir. Seçim kıstasları, programdan programa değiştiğinden hiçbir katı kurallar çerçevesi çizilemez.

Korkulacak bir şey yok!

Genellikle eşlerin ikisinin de genel sağlık açısından sağlam olmaları gereklidir ve gebeliğe hiçbir maternal kontraindikasyon bulunmamalıdır. Gebeliğin kadına veya fetusa risk oluşturabileceği hallerde çiftle durumu tartışmak gerekir. İn-vitro fertilizasyon(ıvf) sürecinin hasta çiftle birlikte üzerinden geçilmesi doğrudur ve işlemlere eşlik edebilecek fiziksel ve psikolojik streslerle riskler tartışılmalıdır. Bu özel programların başarı oranları ve hastanın diagnostik kategorisine ait istatistik bilgileri tartışılır ve sonuç hakkında gerçekleşebilecek beklentilerinin oluşturulmasına özen gösterilir. Bazı durumlarda bu programı planlayan çifte psikolojik değerlendirme ve danışmanlık hizmetleri gerekmektedir.

İn-vitro fertilizasyon ya da ıvf programlarının çoğunun kabul koşulları olan yaş sınırı vardır ve tipik olarak  40 yaşından genç kadınlar kabul edilebilmektedir. Bu limiti saptayan hususlar,40 yaşının üstündeki kadınlarda gebelik oranlarının daha düşük ve spontan düşük oranının da belirgin biçimde daha yüksek olduğuna dair gözlemlerdir. Norfolk deneyiminin yeni bir incelemesinde bu daha yaşlı grupta devam eden gebelik oranı yaklaşık %12 ve total düşük oranı %60 olarak bulunmuştur.40 yaşının üstündeki kadınlarda ıvf sonrası canlı doğum şansının azalması, ovarium ihtiyarlamasının oosit ve embriyo kalitesine olumsuz etkilerine veya bunların her ikisine bağlıdır. Belli bir programın yaş limitine bakmaksızın,40 yaşının üstündeki kadınlar olumsuz prognozları hakkında uyarılmalıdır.

IGenellikle ıvf programı laboratuvarında bir sperm analiz yapılarak in-vitro fertilizasyon için kullanılacak örneğin niteliği hakkında bilgi edinilir. Anomalilerin varlığında spermin değerlendirilmesi  derinleştirilir. Antisperm antikorları seminal sıvı kültürü ve zona-free hamster yumurtası penetrasyon testi yapılır. Erkek faktörünün fertilizasyona elvermeyecek derecede yetersiz olduğuna dair karar verilirse donör spermiyle takviye olasılığı çiftle tartışılmalıdır.

Depresyondan Kurtulmanın Yolları
Cilt Kanserine Karşı Muz